Page 2 - OGÜN Gazetesi - Sayı:227
P. 2

2                                                                               Haber




                                                         KüçüK EFEnDi                                                              2





                                                 Çanakkale Savaşı






                             şeHzade                                                                                                                   kin Küçük Efendi gayet iştahla hiç itiraz
                                                                                                                                                       etmeden yemeğini yer.
                     Orhan Osmanoğlu                                                                                                                      Tabi durum anlaşılmıştır. Bunun Kü-
                        osmanoglu@ogun.com.tr
                                                                                                                                                       çük Efendi’nin işi olduğunu hepsi anlar.
                                                                                                                                                          Bazen geceleri saraya gider beyaz
             Değerli dostlarım, sevgili okur-                                                                                                          çarşafa bürünür, hortlak olur şehzade
        ularım, ‘Küçük Efendi Şehzade                                                                                                                  arkadaşlarını korkutur. Zavallı şehzadeler
        Abdülkerim yazı Dizimi’ze kaldığımız                                                                                                           Küçük Efendi’den ne çekmişler.
        yerden devam edelim.                                                                                                                              Şehzade’nin yaramazlıkları saymak-
           Yıl 1916’dır ve Çanakkale Savaşları                                                                                                         la, burda yazmakla bitmez. Bu ondaki
        devam etmektedir. Seferberlik ilan                                                                                                             keskin zekanın ele avuca sığmamanın
        edilmiş Osmanlı devleti karşısında yedi                                                                                                        belirtileridir hep.
        düvel toplanmış, Osmanlı’yı yıkmak                                                                                                                Gene o yıllarda Küçük Efendi
        parçalamak için birleşmişlerdi.                                                                                                                sünnet olmuş ve artık çocukluğu geride
           Enver Paşa 1914 ‘te bütün şehzade-                                                                                                          bırakmıştı. Sarayda Mevlütler hatimler
        lerin zabıt olmaları için saraya bir yazı                                                                                                      okunmuş çok sade bir sünnet düğünü
        göndermiştir. Tam o sıralarda Küçük       yazı                                                                                                 tertip edilmişti. Babası Selim Efendi
        Efendi ise henüz on yaşındadır ve adını   KÜÇÜK EFENDİ                                                                                         “Memleket bu durumdayken çok şah-
        yazdırarak onbaşı rütbesi alır.          dizisi                                                                                                şaalı bir tören yapmak yakışık almaz”
           Çanakkale Harbi esnasında 12 ya-                                                                                                            diyerek saray efradını uyarmıştır.
        şında olmasına rağmen cepheye gitmek         2                                                                                                    Yıl 1922 Şehzademiz 16 yaşında ya-
        için babasından ısrarla izin ister fakat                                                                   Abid Efendi ile birlikte aynı mektebe   kışıklı, zayıf, uzun boylu, güler yüzlü bir
        babası yaşının küçük olması nedeniyle                                                                      gitmeye devam etmektedir.           delikanlı olmuştur. Artık Küçük Efendi
        izin vermez.                           “peki şehzadem emriniz üzere“                                          Tabi yaramazlıkları da her zaman-  gitmiş Şehzade Abdülkerim Efendi
           O yıl sarayda cepheye gitmek için ha-  diyerek cevaplar amcasını.                                       ki gibi meşhurdur. Bir gün ufak bir   gelmiştir.
        zırlık yapan başka şehzadeler de vardır.   Ve yola çıkarlar, cepheye gelirler.                             fare yakalar ve bir kutuya koyarak bu   Lakin sarayda bazı şehzade amca-
        Bunlar, 2. Sultan Abdülhamid Han oğlu   Şehzadeleri Enver Paşa karşılar ve                                 kutuyu okula götürür ve sınıfta hocanın   ları ona halen Küçük Efendi deseler de
        Şehzade Abdürrahim  Efendi, Sultan 5.   kalacak yerlerini gösterir. Küçük Efendi                           masasına bırakır.                   şehzade artık kendisine Küçük efendi
        Murad oğlu Şehzade Osman Fuad Efen-  hamasetlidir ve içinden Enver Paşaya                                     Hoca sınıfa girdiği gibi gözü kutuya   denmesinden hoşnut olmuyordu.
        di, Sultan Abdülmecid Hanoğlu Şehzade   kızar “Ne dinlenmesi, ne istirahati, ne                            ilişir. Sınıfa sorar “bu kutu kimin” diye   O yıl İstanbul İngilizler tarafından
        Süleyman Efendi ve Ömer Faruk Efendi,   yol yorgunluğu imiş? Biz buraya muha-                              ses yok. Hoca merak edip kutuyu açar,   işgale uğramış saraya giriş çıkışlar on-
        Sultan Abdülmecid Han torunu Şehzade   rebeye geldik” diye.                                                küçük fare içinden zıplayarak ortalığa   ların kontrolünde yapılmaktadır. Küçük
        Abdülhalim ve en yaşlı şehzade olan Sul-  Ve Şehzade Yusuf İzzeddin Efen-  Yusuf İzzeddin Efendi çok hiddetlenir ve   çıkar, hoca korkusundan çığlık atıp   Efendi öyle istediği gibi köşkün dışına
        tan Abdülaziz Han oğlu Şehzade Ömer   diye de sorar “Şehzadem ne zaman   “Paşa, Paşa yanımda çocuk var bilmez   sınıfı terk eder.              çıkamamaktadır.
        Seyfeddin Efendiler idi. Başlarında ise   düşmanla çarpışacağız,bana neden   misin, neden bu manzaraları gösterirsin,   Olayı müdüre anlatınca müdür   Devamlı babasına söylenir “Bu kefere
        Şehzade Yusuf İzzeddin Efendi vardır.  silah verilmedi?”                biz bilmez miyiz Mehmetçiğin burda na-  bunun Küçük Efendi’nin işi olduğunu   İngilizler ne zaman gidecekler”diye.
           Küçük efendi izin koparabilmek      Yusuf İzeddin Efendi ise sakince   sıl şehid olduğunu, bu nasıl davranıştır?”   tahmin etmekte zorlanmaz ve Şehza-  Diğer arkadaşları şehzadeler Ab-
        amacıyla sarayda bir o şehzadeye, bir   “Lütfen sakin olunuz, biraz sabrediniz”   diyerek derhal oradan ayrılır.  de’yi yanına çağırtır. Tabi Şehzade de   dülkerim Efendi’ye gelirlerdi. Onlarla
        diğer şehzadeye giderek hepsine de   diye cevaplar verir.                 Küçük Efendi bu manzaraları gördü-  zaten saklamaz, hemen itiraf eder.  konuşmalarında devleti nasıl kurtarırız
        başvurur lakin nafile küçük olduğu için   Şehzade Abdülkerim Efendi sakin   ğünde çok hüzünlenir ağlar ve Yusuf İz-  Müdür sorar ”Neden şehzadem, bir   diye çareler bulmaya çalışır, hararetli
        izin koparamaz.                     olmaya çalışsa da gözlerinden ateşler   zeddin Efendi’ye “Keşke onların yerinde   şehzadeye bu yaramazlığı yapmak hiç   konuşmalar yapar, yerinde duramazdı.
           Son olarak Şehzade Yusuf İzzed-  fışkırıyordu adeta.                 biz olsaydık“ der. Yusuf İzzeddin efendi   yakışıyor mu” der.             Diğer şehzadeler “Abdülkerim
        din’e gider ve “Şehzadem siz saraydan   Enver Paşa cepheleri dolaşmak için   ise daha fazla etkilenmemesi için Küçük   Küçük Şehzade hazır cevap “Müdür   Efendi 1. Dünya Harbini kaybettik, bek-
        giden şehzadelere komutanlık yapıyor-  yanına en kıdemli şehzade olan Yusuf   Efendi’yi payitahta geri yollar.  bey ben aslında şaka yapmadım, bunca   lemekten başka elden bir şey gelmez”
        sunuz, Allah aşkına bana da izin verin,   İzeddin Efendi’yi alır lakin Küçük Efen-  Zaten sarayda da, şehzadenin   şehzadeyi okutan bir hocanın cesaretini   diyerek sakinleştirmeye çalışırlardı.
        Atam Oğuz’a, Osman Bey’e, Fatih’e,   di’de kendileriyle birlikte gelmektedir.  habersiz çıkışı, cepheye gidişi nede-  ölçmek istedim” der.        Bu konuşmaların sonunda bir kere-
        Yavuz’a yakışır bir şehzade olarak size   Enver Paşa itiraz eder “Şehzadem   niyle bir telaş başlamıştır. Genelde   Bunun üzerine hafifçe tebessüm   sinde silahını eline alıp dışarı çıkmaya
        katılayım” der.                     olmaz, Küçük Efendi’nin görmemesi   şehzadenin yaramazlıklarına alışkın   eden müdür “Maşallah şehzadem gene   kalkarak “siz gelmeseniz de ben tek
           Küçük şehzadeniz yaş dolu gözlerle   gereken manzaralar var”         olan saray efradı yine ne işler çeviriyor,   beni ikna ettin, lakin bir daha olmasın,   başıma giderim!” demişti.
        bu ısrarını gören Yusuf İzeddin Efendi   Bunu duyan Küçük Efendi “Paşa,-  neler yapıyor da ortadan kayboldu diye   hadi bakalım sınıflarınıza“ der.  Şehzadeler zar zor ikna ederek
        dayanamaz izin verir lakin sadece iki   Paşa siz benim kimin torunu olduğumu   düşünmeye başlamışlardır ki dönüşüyle   Gene bir başka gün Şehzade, ye-  ”Abdülkerim Efendi, elbette bunlar
        gün için izin verir ve “yanına üç mu-  unuttunuz galiba” diye atılır.   birlikte herkes bir oh çeker.      mekhanedeyken daha henüz tabaklar   buradan gidecekler, elbette bizden biri
        hafız vereceğim, mazallah başınıza bir   Enver Paşa’nın yüzü asılır fakat   Küçük Efendi köşklerine gittiğindeyse   dağıtılmamışken, diğer şehzadelerin   çıkacak, kumandanlık yapacak, istiklali-
        iş gelirse ben babanıza ne derim, sizi   nafile Yusuf İzzeddin Efendi’nin yanısıra   babası M. Selim Efendi’den iyi bir fırça   tabaklarındaki yemeklerin daha fazla   miz için meşaleyi yakacak” deyip silahı
        onun izni olmadan götürüyorum” der.  Küçük Efendi’yi de cepheye götürür.  yer lakin çıt çıkarmadan odasına gider.  olduğunu farkeder. Bu işe kızar ve tuz-  elinden almışlardı.
           Küçük Efendi bu şartı da kabul eder   Götürür götürmesine lakin kasıtlı   O yıllarda kendisiyle aynı yaşlarda   luğu eline alarak farkettirmeden bütün   Evet dostlarım o yıllar zor yıllardı.
        ve derhal  yol hazırlığına başlar.  mı yapar bilinmez ilk olarak bedenleri   olan ve yakın arkadaşları olan Şehzade   tabaklara tuz döker.        Yazımın ikinci bölümünü Abdülkerim
           Yusuf İzzeddin Efendi sık sık tembih   parçalanmış, şehid düşmüş Mehmet-  Abdülkadir Oğlu Orhan Efendi, Sultan   Yemeğe başlandığında bütün   Efendi’nin hiç dilinde düşürmediği şu
        etmektedir “Yanımdan ayrılmayacaksı-  çik’leri gösterir.                Reşad Torunu Nazım Efendi, Sultan   şehzadeler,yemeklerini yemeye başlar   sözlerle sonlandırmak istiyorum;
        nız” diye. Küçük Efendi her defasında   Bu manzarayı gören kıdemli Şehzade   Abdülhamid Han’ın en son çocuğu   başlamaz tekrar çıkarmaları bir olur la-  “Türk esir olmaz, esir alınamaz!”
   1   2   3   4   5   6   7