Page 2 - OGÜN Gazetesi - Sayı:228
P. 2

2                                                                               Haber




                                                         KüÇüK EfEnDİ                                                              3





                                                                             Sürgün






                             şEHZadE                                                                                                                      Kızın yollarını gözlemeye başlar.
                                                                                                                                                       Nihayet bir gün karşısına çıkan İlezebet
                     Orhan Osmanoğlu                                                                                                                   fransızca olarak “Bey sen ne istersin” diye
                        osmanoglu@ogun.com.tr
                                                                                                                                                       sorunca Abdülkerim Efendi niyetini açıklar.
                                                                                                                                                       Kıza aşık olduğunu, evlenmek istediğini
            Değerli dostlarım,sevgili okurlarım,                                                                                                       söyler.
        uKüçük Efendi yazı dizimin üçüncü                                                                                                                 Kız biraz şaşkın “Yakışıklısın, asilsin,
        bölümüyle sizlerleyim. Yazımıza kaldığımız                                                                                                     sizi tanırız lakin ailem vermez” deyince Ab-
        yerden devam ediyoruz;                                                                                                                         dülkerim Efendi beylik tabancasını çıkarır
           3 Mart 1924 yılıdır. Ankara Hükümeti                                                                                                        ve masaya koyar.
        ve başında bulunan Mustafa Kemal Paşa                                                                                                             Kıza “Seç” der. “Namlu sana gelirse
        tarafından Osmanlı Hanedan ailesi hakkın-                                                                                                      benimle kaçacaksın, namlu bana gelirse
        da sürgün kararı çıkar. Geçmekte olan kış                                                                                                      seni kaçıracağım.”
        kadar çetin, hüzün dolu ve hafızalardan hiç                                                                                                       Her iki durum da aslında aynı kapıya
        silinmeyecek bir tarihtir bu.                                                                                                                  çıkmaktadır ve kız bunu kabul eder.
           O gün akşam vakti, saat sekiz sularında                                                                                                        Bavulunu hazırlar ve aynı günün gecesi
        M.Selim Efendi’nin bulunduğu köşke üç                                                                                                          birlikte Şam’a kaçarlar.
        polis gelerek tebligat yaparlar.          yazı                                                                                                    Bunu duyan M.Selim Efendi çok kızar
           M.Selim Efendi polisleri sakinlikle                                                                                                         ve artık benim öyle bir evladım yok diyerek
                                                  dizisi
        karşılar, tebligat kağıdını ellerinden alırken   KÜÇÜK EFENDİ                                                                                  şehzadeyi evlatlıktan red eder.
        “Evladım bavullarımızı toplamaya vaktimiz                                                                                                         Kızın ailesi de üzgün olmakla beraber
        var mı?” diye sorar.                          3                                                                                                M.Selim Efendiyle konuşup ortalığın sakin-
           Amir “Tabi ki efendim sizlere 72 saat,                                                                                                      leşmesi için gayret gösterirler.
        sultanlara bir hafta verildi lakin gideceği-                                                                                                      Şehzade Abdülkerim Efendi Şam’da
        niz günü ve saati bize bildirmeniz gerek,   mizi tek tek kontrol ediyorlar ve biliyorlar,   ailesinin tek bir ferdi dahi bırakılmamış,   evime talip olmuş, buyrun oturun ben hiç   Ilezebet ile nikah kıyarlar ve İlezebet müs-
        sizlere refakat ederek ayrıldığınızdan emin   burda kalamazsın” diyerek anlatmaya   sürgün edilmiştir.     bir bedel istemiyorum” der.         lüman olur ismini Nimet olarak değiştirir-
        olmamız gerek. Ve ayrıca o gün devletimiz   çalışır lakin Abdülkerim Efendi gerekirse   Aile fertlerine verilen zarflarda 2 bin   M.Selim Efendi kabul etmez, sonunda   ler.
        sizlere birer zarf verecek” der.    kaçarım diyerek gitmemekte ısrarcıdır.  İngiliz sterlini ve bir yıllık süreli pasaport   makul bir bedel üzere kiralar.  Bu ismini çok seven Nimet babaanne-
           M.Selim Efendi ne zarfı olduğunu sorsa   M.Selim Efendi yine sakin sakin “Bak   vardır. Pasaporta göre bir yıl dolduğunda   Ev sahibi “Efendim biz Osmanlı teb’a-  miz artık hep bu isimle çağırılmak istediğini
        da amir; “Efendim ne zarfı olduğunu ben   şehzadem halife Abdülmecid Han dahi ön-  vatansız kalacaklardı. Hiç bir ülkeye tabi   sıyız, sizin dedeleriniz sayesinde güven   sıklıkla dile getirirmiş.
        de bilmiyorum, bana verilen görev tebligatı   celeri bu durumu kabullenmedi fakat sonra   değillerdi.      içinde yaşadık, İbadetimize karışmadılar   1929’da bu evliliği yapan Şehzade artık
        size ulaştırıp, gideceğiniz gün size refakat   ikna oldu, şu an elden gelen hiç birşey   M.Selim Efendi ailesiyle beraber   Allah onlardan razı olsun“ diyerek gözyaş-  Şam’a yerleşmiştir fakat onun kafasında
        etmektir” diyerek ayrılır.          yoktur, artık bu iş burada bitti” der.  Halep’e gelir, burda ufak bir konak bulur   larıyla bu sevincini ifade eder.  başka planlar vardır.
           O sırada Şehzade Abdülkerim Efendi   Şehzade Abdülkerim ”Bu iş burada bit-  yerleşirler.                   Bu olayı bizlere aktaran İlyas Bey’in bir   Sık sık Beyrut’a giderek ordaki şehzade
        kuzeni Orhan Efendi’ye gittiği için sürgün   mez, ben sürgünde bile mücadele etmeye   Bu arada Anadolu’da M.Selim Sulta-  de kendine dair anlattığı şu hatırayı da bu-  kuzenleri, Sultan Abdülaziz’in, Sultan
        kararından haberdar değildir. Saat 9 gibi   devam edeceğim” diyerek çaresiz bavulunu   nımız diye hutbeler okunur fakat bundan   rada yazmadan geçemeyeceğim dostlarım.  Reşad’ın torunlarıyla ve tabi ki Şehzade
        köşke döner. İçeri girdiğinde validesini ve   hazırlar.                 M.Selim Efendinin de haberi yoktur.   M.Selim Efendi ara sıra ev sahibinin   Orhan Efendiyle bir araya gelir, görüşür.
        M.Selim Efendi’yi gözleri yaşlı görür ve   Ertesi gün kuzeni Orhan Efendi yan-  Bu olayı duyan Ankara Hükümeti ise   oğluna yani İlyas Bey’e cebinde kalan son   Şehzadeler yaşça kendisinden büyük
        hemen sorar “Kim ölmüş, neden hüzünlü-  larına gelir ve kendileriyle birlikte gitmek   çok kızarak Fransızların işgali altında bulu-  Osmanlı liralarını harçlık verirmiş. Bu İlyas   olmasına rağmen Abdülkerim Efendi’ye
        sünüz?”                             istediğini, Şehzade Abdülkerim’le beraber   nan Halep’e bir telgraf çekerler.  Bey’in çok hoşuna gidermiş. Bizlere M.Se-  neler yapacaklarını sorarlar, ondan icraat
           M.Selim Efendi durumu anlatır fakat   olmak istediğini söyler.         Telgrafta “Sultan Abdülhamid’in büyük   lim Efendi’nin ne kadar asil biri olduğunu   beklerler.
        Şehzade Abdülkerim Efendi hiddetle karşı   Öğlene doğru polisler gelir ve “Şehza-  oğlu M.Selim Efendi’nin Halep’te kalması   öve öve bitirememişti.  Abdülkerim efendi onlara “Şehzadele-
        çıkar ve şu sözleri söyler ”Bizi nasıl kovar-  dem hazır iseniz yola çıkalım” der.  bizim için sakıncalıdır, başka yere naklini   Evet biz Abdülkerim Efendi’ye yani   rim, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ne
        lar, dedelerim bu toprakların muhafazası   Polislerden biri gözyaşlarını tutama-  talep ederiz” denmektedir.  Küçük Efendi’ye geri dönelim.    karşı bir hamle yapmak bize yakışmaz.
        için canlarını ortaya koymuşlar, bunu nasıl   makta, hıçkıra hıçkıra ağlamaktadır. Bu   Fransız makamları, bu henüz yeni   O yıllarda artık 28 yaşlarında genç bir   Devlet kuruldu, Cumhuriyet var biz bu
        yaparlar şehzade babam?”            durum Orhan Efendi’nin dikkatini çeker ve   kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti ile arayı   delikanlı olan şehzade evlenmek ister.   durumu kabullenelim” der.
           M.Selim Efendi ise şehzadeye duru-  amcasına “Amcacığım şu polisi sakinleş-  bozmak istemediğinden M.Selim Efendi’yi   Beyrut’ta hanedan ailesinden sultanlar, ak-  Bu sözleri Abdülkerim Efendi’nin söy-
        mu izah eder ve “Artık saltanat kaldırıldı,   tirebilirmisiniz, biz de ağlamaya başladık   yanındaklerle birlikte Beyrut’a gönderirler.  rabalar da bulunmaktadır. Şehzade bir kaç   lemesine şehzadeler şaşırır. Lakin Şehzade
        sen ve ben, bizler artık şehzade değiliz bu   onu görünce” der.           Beyrut’a gelen başka hanedan üyeleri   sultana evlilik teklifinde bulunursa da bu işi   onlara “Bekleyin, daha sözüm bitmedi,
        vatanda. Bu meclisin kararıdır, artık bizi is-  M.Selim Efendi polise sakin olmasını   ve şehzadeler de vardır lakin Selim Efendi   duyan babası M.Selim Efendi çok kızar ve   benden haber bekleyin, yakında yeni bir
        temiyorlar” diyerek sakinleştirmeye çalışır.  söyler ve “Oğlum rica ederim sakin olunuz,   yalnızlığı sevdiği için Beyrut’un dışında   izin vermez.  devlet kurulacak ve başına ben geçeceğim”
           Bu, Şehzade Abdülkerim Efendi’nin   bizim de içimiz kan ağlıyor ama birşey   kalan Cünye kasabasına yerleşir.  Bu durum aile arasında hemen duyulur   der.
        hayatında yaşadığı ikinci büyük acıdır. İlki   yapamıyoruz, lütfen zorlaştırmayınız” der.  Cünye hristiyan ağırlıklı ve biraz da   ve sultanlar Şehzadenin üç sultana da   Şehzadeler bu sözlere bir hayal diyerek
        Dedesi Sultan Abdülhamid Han’ın 1918’de   M.Selim Efendi iki eşi, kızı Nemika   ermeni nufüsun oluşturduğu bir kasabadır.   evlilik teklif etmiş olduğunu öğreniler ve   gülerler.
        vefatı, diğeri ise bu sürgün kararıdır.  Sultan, oğlu Abdülkerim Efendi ve yeğeni   Cünye’ye varır varmaz hemen ev aramaya   aralarında Abdülkerim Efendiyi istemezler.  Şehzade Abdülkerim Efendi o dönem
           Köşkte eşyalar toplanmaya başlamıştır   Orhan Efendiyi alıp Haydarpaşa Gar’ına   başlar ve tam tepede bir konak görür. Gider   Bir gün M.Selim Efendi oğlunu yanına   Mohsin Çapan diye bir Osmanlı hariciyeci
        lakin Şehzade Abdülkerim eşyalarına do-  gelirler. Sonraki rota Halep’tir.  sahibini bulur. Sahibi bir Ermenidir.  çeker nasihat eder ve der ki “Bak oğlum bu   ile görüşmektedir. Mohsin Çapan dünyayı
        kunmaz ve köşkte kalacağım diye ısrarını   Diğer hanedan üyelerinin bazıları   Dostlarım 2004 senesinde bu konağın   kasabanın kızlarından uzak durasın, bunlar   iyi tanımış, bir çok lider ile bir araya gelmiş,
        sürdürür.                           vapurla Mısır’a, Gazze’ye, Beyrut’a, bazıları   sahibinin oğlu ile tanışmıştım. İlyas Bey   bize kız vermezler, kendileri katı maruni   bilhassa Japon İmparatoru ile yakın müna-
           M.Selim Efendi bu ısrarın beyhu-  Çatalca’dan kalkan trenle Balkan ülkele-  M.Selim Efendi’nin bu konağı babasından   hristiyandır asla müslümana kız vermezler”  sebetleri olan bir şahıstır.
        de olduğunu şehzade oğluna ”Yapma   rine ve Avrupa’ya giderler. Herbiri başka   nasıl kiraladığını bize şöyle anlatmıştı;  Şehzade Abdülkerim sanki aksini yap   Evet dostlarım bundan sonraki kısmı
        şehzadem, burda kalman mümkün değil,   topraklara adeta savrulur.         Evin sahibi M.Selim Efendi’yi görünce   demişler gibi kasabada gördüğü güzel bir   yazımın 4. Bölümüne bırakarak bu bölümü
        ellerinde liste var, bebekler dahil Osmanlı   Tarih 8 Mart 1924. Osmanlı toprakla-  sevinç içinde ellerine sarılıp “Efendim ne   kıza tutulur. Adı İlezebet olan kızın ailesi   burada sonlandırmak istiyorum.
        Hanedan fertleri olarak 155 kişiyiz, hepi-  rında 623 yıl hüküm sürmüş şanlı hanedan   demek kira, koskoca Sultan’ın oğlu benim   tanınmış maruni hristiyan bir ailedir.  Allah’a emanet olunuz!
   1   2   3   4   5   6   7