Page 2 - OGÜN Gazetesi - Sayı:226
P. 2

2                                                                               Haber




                                                           KüçüK EfEndi





        ‘Şehzadenin doğumu ve çocukluğu’







                             Şehzade                                                                               kese altın hediye edilmesini talimat verir.  olayların farkında değildir, yaramazlıklar
                                                                                                                      Sultan öğlene doğru küçük şehzadeyi   yapar ve çoğu zaman kendisini zaptetmek
                     Orhan Osmanoğlu                                                                               görmek için M.Selim Efendi’nin dairesine   zordur lakin sözkonusu ablası Nemika
                        osmanoglu@ogun.com.tr
                                                                                                                   gider. Önce annesi Nilüfer Hatun’u tebrik   Sultan olunca Şehzade onun sözünü
                                                                                                                   eder sonra yeni doğmuş şehzadeyi “Ma-  dinler.
            Değerli dostlarım ve sevgili okur-                                                                     şallah”diyerek, yavaşça eline alır, Allaha   Birgün Küçük Efendi ablasıyla birlikte
        ularım, sizlere bu ay içinde bölümler                                                                      şükür eder ve küçük şehzadenin yüzüne   Ihlamur Kasrına giderler. Küçük Efendi
        halinde yayınlayacağımız bir yazı dizisi                                                                   bir müddet anlamlı ve tebessümle bakar.  henüz beş yaşındadır. Kasrın bahçesinde
        hazırladım.                                                                                                   Yanında bulunan Şehzade M.Selim   de bir havuz vardır.
           Ocak ayı boyunca dört bölüm halinde                                                                     Sultan’a minik şehzadenin ismini koyma-  Bahçede dolaşırlarken Küçük Efen-
        sunacağım yazımda sizlere Küçük Efendi                                                                     ları ve kulağına ezanı okumaları ricasında   di ablasından bir kurabiye ister. Ablası
        olarak da anılan, Sultan ‘Abdülhamid                                                                       bulunur.                            Nemika Sultan ise “Kalfayı çağırayım”
        Han’ın torunu Şehzade Abdülkerim Efen-                                                                        Sultan küçük şehzadenin ellerine   der. Şehzade “Kalfayı ben de çağırırdım
        di’yi anlatmaya çalışacağım.                                                                               bakar. Şehzade minicik, ufacık ellerini   Sultan Ablam ama ben mutfağa gidip sizin
           Doğduğu günden vafatına kadar haya-                                                                     sonuna kadar açmış, avuç içleri görünüyor.   seçmenizi istiyorum” der.
        tını, başından geçenleri, aşklarını, hüzünlü                                                               Sultan “Hey maşallah bu şehzademiz çok   Nemika Sultan Küçük Efendi’yi kırmaz
        yıllarını adeta bir dizi izler gibi okuyacaksı-                                                            cömert, çok eliaçık biri olacak Kerim’im“   mutfağa doğru giderken de Şehzade’yi
        nız inşaallah.                                                                                             der ve sonra O’na Allahın cömert kulu   “Sakın havuza yaklaşma,hemen geliyo-
           Sene 1906, Yıldız Sarayı’nda sıcak bir                                                                  anlamına gelen Abdülkerim adını koyar.   rum.” diyerek sıkı sıkı tembihler.
        yaz günü sabahın dördü ve günlerden Cu-                                                                    Sonrasında kulağına ezanı okuyarak sala-  Ablası gider gitmez Şehzade havuza
        madır. M.Selim efendiye saraydaki kalfalar                                                                 vat getirerek Şehzade’nin ismini söyler.  girer ve ablasının gelişini kollamaya başlar.
        tarafından müjde verilir.                                                                                     Sonrasında Sultan şu güzel duayı eder;  Tam uzaktan ablasını görünce ölü gibi
           ”Şehzademiz, müjdeler olsun, bir aslan                                                                     “Allah soyunu mübarek etsin,     havuzun ortasına yatar.
        parçası dünyaya geldi. Nur topu gibi bir                                                                   Oğuz’un, Ertuğrul Gazi’nin, Osman      Ablası Nemika Sultan Şehzade’yi o
        oğlunuz oldu.”                                                                                             Bey’in, Fatih’in, Yavuz’un yolunda olursun   vaziyette görünce öldü zannedip telaşa
           Haberi alan Şehzade M.Selim efendi                                                                      inşaallah.“                         kapılır ve “Yetişin kalfalar yetişin, Küçük
        sevinç ve heyecanla harem dairesindeki                                                                        Sonra minik şehzadeyi hafifçe yatağına   Efendi boğuldu!” diyerek bağırmaya
        kendi bulunduğu daireye gider, önce                                                                        bırakır, lakin şehzade bırakır bırakmaz   başlar. Tam kalfalar gelirken Şehzade
        hanımı yani şehzadenin annesini tebrik                                                                     ağlamaya başlar. Sultan ağlamasına daya-  ayağa kalkıp sudan çıkar. Ablasına “Ablam
        eder. (Nilüfer Hanım Efendi) Sonra minik   yazı                                                            namaz O’nu salavat getirerek tekrar eline   sultanım ben size şaka yaptım” der. Soğuk
                                                   dizisi
        şehzadeyi kucağına alır korka korka taşır,   KÜÇÜK EFENDİ                                                  alır ve şehzade susar.              kanlılıkla ablasının yanaklarını öper.
        hafifçe bir tebessüm eder ve Allah’a şükür                                                                    İkinci kez şehzadeyi yatağa bıraktığın-  Ablası biraz kızgın, biraz ablalığın
        duaları eder.                                                                                              da şehzade yine ağlar ve Sultan bir kere   verdiği hoş görüyle “Tabi ya beni kurabiye
           Sonra kalfaları çağırarak “Hemen            1                                                           daha kucağına alır ve Oğlu M.Selim Efen-  diye kandırıp göndermenden anlama-
        Hünkar babamıza haber salın” talimatını                                                                    di’ye dönerek “Maşallah bu Küçük Efendi   lıydım, hiç hesap edemedim, aşk olsun
        verir.                                                                                                     yaramaz bir şehzade olacak galiba“ der,   Küçük Efendi” der.
           Kalfalar derhal Hünkar’a gider fakat                                                                    sonrasında içinden bir müddet daha dua   Küçük Efendi’nin yaramazlıkları
        onu kapıda karşılayan Tahsin Paşa haberi                                                                   ettikten sonra küçük şehzadeyi yatağına   bununla bitmedi elbette, ileride tekrar
        kendisine vermelerini ve Sultan’a bu ha-                                                                   koyar ve daireden ayrılır.          anlatacağız.
        beri kendisinin ileteceğini söyler.                                                                           Sonrasında Sultan Abdülhamid Han    Şehzade Abdülkerim Efendi medrese
           Kalfalar Paşa’ya bunun çok önemli                                                                       oğlu Şehzade M.Selim Efendi’yi yanına   eğitimine dört yaşında başlar. Babası M.
        bir haber olduğunu ve kendilerinin bizzat                                                                  çağırtarak şunları söyler;          Selim Efendi, babası Sultan Abdülhamid
        Hünkar’a iletceğini ısrarla söyleyince ka-                                                                    “Bak Şehzadem, M.Selim Oğlum, bu   Han’ın tavsiyesi üzerine küçük şehzadenin
        pıda bir müddet bu minvalde konuşmalar                                                                     evladına iyi bak, tahsilini iyi yapsın, erken   eğitimini bizzat takip eder.
        yaşanır.                                                                                                   evlendir, çok geç kalmayın. Onu fazla   Ona en iyi hocaları tutar. Şehzade,
           Kalfalar bu müjdeli haberi Tahsin Pa-                                                                   sıkma, özgür bırak ama Şehzade Abdül-  Fransızca, Arapça, İngilizce, Farsça öğrenir.
        şaya söylememekte ısrarcıdır. Aslında on-                                                                  kadir Efendi kadar özgür olmasın. Gözün   Bunun yanında fıkıh, tefsir, hadis ve diğer
        ların niyeti haberi bizzat Sultan’a kendileri                                                              hep üstünde ola. Allah onu bu millete ve   dinler hakkında pek çok ders alır.
        iletip O’nun hediyelerine nail olabilmekti.                                                                Devlet-i Ali’ye bağışlasın.”           Müzik dersleri de gören Şehzade’nin
           Nihayetinde Tahsin Paşa kapıya vurur,                                                                      Şehzade Abdülkerim Efendi’ye saray-  keman çalmayı sevmediği lakin ud çalmayı
        izin ister. Sultan hafif bir tebessümle                                                                    da hep “Küçük Efendi” denirdi. 2.700 gr   çok sevdiği bilinir.
        “Hayırdır Paşam sesleriniz buraya kadar                                                                    olarak doğmuş, hafif ve ufacık bir oğlan   Küçük Efendi’nin silah merakı vardı.
        geliyordu, neden kalfayı içeri almadınız?”                                                                 çocuğu olması nedeniyle babası ve kalfalar   Aynı dedesi gibi çok iyi bir atıcıydı, çok iyi
        der.                                                                                                       tarafından böyle adlandırılmıştı.   at binerdi. Her zaman şık ve temiz giyinir-
           Tahsin Paşa “Hünkarım nasıl ala-                                                                           Küçük Efendi artık 3 yaşlarına gelmiştir   di, çizmeleri pırıl pırıldı.
        yım, paldır küldür geldiler meseleyi de                                                                    ve sarayda ordan oraya koşturur. Yara-  Daha on yaşında o zamanlar adı Mek-
        anlatmadılar” deyince Sultan “Tahsin                                                                       mazlığı had safhada olan Şehzade’yi kimse   teb-i Sultani olan Galatasaray Mektebi’ne
        Paşam,belli ki kalfalar bize güzel, sevinçli                                                               zaptedemez.                         gider.
        bir haber getirmişler, seslerinden belli olur.                                                                Sarayda ise bir matem havası var, sene   O zamanlar bu mektebe Mekteb-i Sul-
        İçeri al da neymiş öğrenelim” der.                                                                         1909 Sultan Abdülhamid Han tahttan   tani denmesinin nedeni ise 1909 yılından
           Tahsin Paşa “Peki Hünkarım” diyerek                                                                     indirilmiş, saray sessizliğe bürünmüş, M.  sonra bütün şehzadelerin bu mektepte
        baş kalfayı içeri alır. Kalfa huzura çıkar                                                                 Selim Efendi ve diğer şehzadeler üzüntülü,   eğitim almış olmalarından ötürüdür.
        ve “Sultanım müjdeler olsun, ilk erkek                                                                     saray halkı telaşlı, kimseden çıt çıkmamak-  M.Selim Efendi, mektebin Fransız
        torununuz dünyaya geldi. Şehzadeniz                                                                        tadır.                              eğimli ve eğitimli olması nedeniyle bun-
        Mehmed Selim Efendi’nin bir oğlu oldu”                                                                        O yıl Sultan’ın Selanik’e sürgün   dan oğlu Küçük Efendi için pek hoşnut
        diyerek haberi verir.                                                                                      edilmesi kararı çıkar. Fakat M.Selim Efendi   olmaz ve ona ayrı hocalar tutar.
           Sultan çok mutlu olur. Tahsin Paşa’ya                                                                   ve ailesi için izin çıkmaz. Şehzade eşi ve   “Bu mektep Şehzade’nin ahlakını
        döner ve der ki; “Paşam ben size dememiş                                                                   iki çocuğu ile Yıldız’dan ayrılır ve Yıldız   bozacak” derdi. Mektebi fazla sevmezdi.
        miydim hayırlı haberdir diye” der.                                                                         Stranca Bey Yokuşu’nda bulunan köşküne   Evet dostlarım, yazı dizimin bu ilk
           Tahsin Paşa “Ama Hünkarım bunu                                                                          gider.                              bölümünde Küçük Efendi’nin doğumun-
        bana da söyleyebilirlerdi” deyince Sultan                                                                     İlk evladı ve Küçük Efendi’nin ablası   dan on yaşına kadar ki hayatını ele aldım.
        “Tahsin Paşa sen saray adetlerini bilmez                                                                   Nemika Sultan burda kardeşine adeta   Şimdilik burada bir virgül koyuyorum,
        misin, müjdeyi ilk veren hediyeyi alır, kal-                                                               annelik yapmış O’nu himaye etmiştir.  devamı haftaya inşallah.
        fanın rızkını kesme.” Diyerek kalfaya bir                                                                     Şehzade henüz küçük olduğundan      Allah’a emanet olunuz!



         Bangladeş Başkonsolosu islam: Arakan’da ‘insanlık trajedisi’


            İstanbul Bangladeş Başkonsolosu
        uDoç. Dr. Mohammed Monirul
        İslam, Araştırma ve Kariyer Kulübü
        ile Yönetim Bilişim Sistemleri Kulü-
        bü’nün davetlisi olarak geldiği Bilecik
        Şeyh Edebali Üniversitesi’nde ‘Arakan
        Mülteci Krizi’ konulu bir konferans
        verdi. İktisadi ve İdari Bilimler Fakül-
        tesi Konferans Salonu’nda gerçekle-
        şen konferansa Bilecik Şeyh Edebali
        Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim
        Taş da katıldı. Konferansın açılışında                                                                                                    Böke: mansur Yavaş’ın doğru
        konuşan Rektör Taş, Myanmar’da
        Arakanlı Müslümanlara yönelik                                                                                                           bir aday olmadığını söylemiştim
        şiddetin gözardı edilemez boyutlara
        ulaştığını belirtti. Bu önemli sorunun                                                                                                      CHP İzmir Milletvekili ve Parti Meclisi üyesi
        çözüme kavuşması için herkesin elin-                                                                                                    uSelin Sayek Böke, Marmaris’te katıldığı
        den geleni yapması gerektiğini ifade                                                                                                    panelde Mansur Yavaş’ın Ankara Büyükşehir Be-
        eden Taş, konferansa katılan Başkon-                                                                                                    lediye Başkan Adaylığı ile ilgili konuştu.  Marma-
        solos Mohammed Monirul İslam’a                                                                                                          ris’te Birleşik Haziran Hareketi tarafından, “Yerel
        teşekkürlerini sundu.                                                                                                                   Yönetim, Kent Kimin İçin?” paneli düzenlendi.
           Başkonsolos Mohammed Monirul                                                                                                         Panele Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar, CHP
        İslam’ın konferansı, Bangladeş tanıtım                                                                                                  İlçe Başkanı Tolga Akbay, CHP Belediye Başkan
        filmi ve Arakan’da yaşanan mülteci   Arakanlı Müslümanlara vatandaşlık   İslam, Türkiye’nin bu yaşananlara   halkının ata topraklarına geri dön-  Aday Adayı Acar Ünlü ve davetliler katıldı. Yerel
        kriziyle ilgili video gösterimleriyle   hakkı vermediğini belirten İslam, bin   kayıtsız kalmadığını, başta Cumhur-  meleri gerektiğinin altını çizen İslam,   yönetimle ilgili yapılan konuşmaların ardından
        başladı. Myanmar Devleti’ne bağlı   yıldan uzun süredir bu topraklarda   başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi,   bu konuda uluslararası kamuoyunun   panelistlere sorular yöneltildi. Katılımcılardan
        bir eyalet olan Arakan’ın sosyo-kül-  yaşanan Arakan halkının, zulüm altın-  Emine Erdoğan’ın ve eski Başbakan   bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti   biri Böke’ye, “CHP Parti Meclisi toplantısında
        türel yapısı ile ilgili bilgi veren İslam,   da topraklarından ayrılmak zorunda   Binali Yıldırım’ın Arakan’ı ziyaret   ve herkesten Arakan sorununa karşı   Mansur Yavaş’ın adaylığı oylanırken oylamaya
        yaşananları bir ‘insanlık trajedisi’   bırakıldığını söyledi. Bangladeş’in   ederek çok önemli manevi destek   duyarlı olmasını istedi. Konferans,   neden katılmadınız?” diye sordu. Oy kullan-
        olarak niteledi. Çoğunluğu Budist olan   Arakan’dan göç ettirilen Müslüman-  verdiklerini, bu nedenle Türk insanına   Başkonsolos Mohammed Monirul   maktan çekinmediğini belirten Böke, “Mansur
        Myanmar’da 135 etnik grubun yer al-  lara kapılarını açtığını ve 1 milyon 100   minnettar olduklarını söyledi. Soru-  İslam’ın öğrencilerden gelen soruları   Yavaş’ın doğru bir aday olmadığını televizyon
        dığını ve bu gruplar içerisinde yalnızca   bin mülteciyi kabul ettiğini ifade eden   nun çözüme ulaşması için Arakan   yanıtlamasının ardından sona erdi.  kanallarında söylemiş biriyim.” dedi.
   1   2   3   4   5   6   7